Sık görülen belirtiler
- Uykuda yüksek sesli, düzenli veya kesik kesik horlama
- Eşin fark ettiği nefes durmaları ve ardından gelen boğulur gibi soluk alma
- Sabah ağız ve boğaz kuruluğu
- Dinlendirmeyen uyku, sabah yorgun uyanma
- Gündüz aşırı uykululuk
- Sabah baş ağrısı
- Gece sık idrara kalkma
- Eşin uykusunun bozulması
Hemen doktora / 112’ye başvurun
- Uykuda uzun süreli nefes durmaları ve boğulma hissiyle uyanma
- Araç kullanırken veya iş sırasında uyuklama
- Kontrol edilemeyen yüksek tansiyon, ritim bozukluğu
- Sabah baş ağrısı ve belirgin gündüz uykululuk
- Çocuklarda horlama ile birlikte nefes durması, ağızdan solunum veya okul başarısında düşüş
- Uykuda göğüs ağrısı veya ağır nefes darlığıyla uyanmada 112 aranmalıdır
Horlama nedir, neden olur?
Horlama, uyku sırasında üst solunum yolundaki yumuşak dokuların (yumuşak damak, küçük dil, bademcikler, dil kökü) daralan yoldan geçen havayla titreşmesi sonucu çıkan sestir. Uyku sırasında kaslar gevşediği için yol daralır ve titreşim kolaylaşır.
Fazla kilo, burun tıkanıklığı, büyük bademcikler, uzun yumuşak damak, geride konumlanmış alt çene, alkol ve sırtüstü yatma horlamayı artırır. Horlama yetişkinlerde sık görülür ve her horlayan kişide bir hastalık bulunmaz; ancak horlamanın neye işaret ettiğini ayırt etmek önemlidir.
Horlama ile uyku apnesi arasındaki fark nedir?
Basit horlamada yol daralır ama nefes durmaz ve uyku bölünmez; uyku apnesinde ise yol tekrar tekrar kısmen veya tamamen kapanır, nefes durur, oksijen düşer ve kişi farkında olmadan defalarca uyanır.
Bu ayrım kulakla yapılamaz: horlamanın şiddeti, uyku apnesinin varlığını veya ağırlığını tek başına göstermez. Eşin fark ettiği nefes durmaları, sonrasında gelen boğulur gibi soluk alma, gündüz uykululuk, sabah baş ağrısı ve tedaviye dirençli tansiyon, horlamanın uyku apnesi belirtisi olabileceğini düşündürür.
Uyku apnesi yalnızca uyku kalitesini değil; tansiyon, kalp ritmi, şeker metabolizması ve trafik güvenliğini de etkileyen bir hastalıktır. Bu nedenle horlayan herkesin tedaviden önce uyku apnesi açısından değerlendirilmesi önerilir.
- Basit horlama: ses var, nefes durması yok, gündüz uykululuk yok
- Uyku apnesi: horlama, tanıklı nefes durmaları, uyku bölünmesi, gündüz uykululuk
- Kesin ayrım: uyku testi ile yapılır
Horlama tehlikeli mi?
Basit horlama sağlık açısından genellikle zararsızdır, ancak eşin uykusunu bozarak ilişki ve yaşam kalitesini etkileyebilir. Asıl risk, horlamanın gözden kaçmış uyku apnesinin belirtisi olmasıdır.
Tedavi edilmeyen orta-ağır uyku apnesi yüksek tansiyon, kalp ritim bozuklukları, kalp-damar hastalıkları ve trafik kazası riskindeki artışla ilişkilidir. Gündüz aşırı uykululuk yaşayan, direksiyonda uyuklayan veya eşi tarafından uykuda nefes durması fark edilen kişilerin vakit kaybetmeden değerlendirilmesi gerekir.
Horlama için hangi doktora gidilir?
Horlama için göğüs hastalıkları veya kulak burun boğaz (KBB) uzmanına başvurulabilir; en sağlıklı yaklaşım iki branşın birlikte çalışmasıdır. Göğüs hastalıkları uzmanı uyku apnesinin varlığını ve ağırlığını uyku testiyle belirler; KBB uzmanı ise burun ve boğazdaki yapısal nedenleri değerlendirir.
Uyku apnesi saptanırsa tedavinin temeli genellikle pozitif hava yolu basıncı (CPAP) cihazıdır ve izlemini göğüs hastalıkları uzmanı olarak ben yapıyorum. Uyku apnesi yoksa ya da hafifse, burun tıkanıklığı, bademcik büyümesi veya damak sorunları gibi anatomik nedenler KBB ile birlikte ele alınır. Gazi Üniversitesi'nde uyku bozuklukları ve polisomnografi sertifika programını tamamladım.
Horlamada uyku testi kimlere gerekir?
Horlamanın yanında tanıklı nefes durmaları, gündüz uykululuk, sabah baş ağrısı, yüksek tansiyon, ritim bozukluğu veya belirgin fazla kilo varsa uyku testi önerilir. Horlama ameliyatı düşünülen herkeste de ameliyattan önce uyku apnesinin dışlanması gerekir.
Altın standart, uyku laboratuvarında yapılan polisomnografidir: beyin dalgaları, solunum, oksijen, kalp ritmi ve bacak hareketleri bir gece boyunca kaydedilir. Uyku apnesi olasılığı yüksek ve başka ciddi hastalığı olmayan seçilmiş kişilerde evde yapılan uyku testleri de kullanılabilir. Hangi testin uygun olduğu uyku apnesi testi: evde mi, hastanede mi yazısında ayrıntılı anlatılır. Testlerin hastanede yapılabilirliği hastanenin olanaklarına göre değerlendirilir, gerekirse ilgili merkeze yönlendirme yapılır.
Horlama nasıl geçer, evde neler yapılabilir?
Basit horlamada yaşam tarzı değişiklikleri çoğu kişide horlamayı belirgin şekilde azaltır: kilo vermek, yatmadan önce alkolden kaçınmak, yan yatmak ve sigarayı bırakmak en etkili adımlardır.
Fazla kilolu kişilerde boyun çevresindeki yağ dokusunun azalması hava yolunu genişletir. Alkol ve uyku ilaçları boğaz kaslarını gevşettiği için horlamayı artırır. Sırtüstü yatınca dil ve yumuşak damak geriye kaydığından yan yatmak faydalıdır; bunun için sırta yerleştirilen pozisyon destekleri kullanılabilir. Alerjik nezle veya burun tıkanıklığı varsa tedavi edilmesi burun solunumunu kolaylaştırır.
Piyasada satılan burun bantları ve spreylerin etkisi kişiden kişiye değişir ve uyku apnesini tedavi etmez; bu ürünler uyku apnesini maskeleyerek tanıyı geciktirebilir.
Horlama tedavisinde aparey ve ameliyat seçenekleri
Yaşam tarzı değişikliklerine rağmen süren horlamada ağız içi apareyler ve KBB cerrahisi seçenekler arasındadır; seçim, uyku testi sonucu ve muayenede saptanan daralma bölgesine göre yapılır.
Ağız içi apareyler (alt çeneyi öne alan cihazlar), uykuda dil kökünün geriye kaçmasını azaltarak horlamayı ve hafif-orta uyku apnesini azaltabilir. Kişiye özel olarak diş hekimi tarafından hazırlanmaları önerilir; çene eklemi ve diş yapısı uygun olmalıdır.
Cerrahi tedavi, burun eğriliği, konka büyümesi, büyük bademcikler veya yumuşak damak sorunları gibi belirgin anatomik nedenlerde KBB uzmanınca planlanır. Hangi bölgenin titreştiğini belirlemek için ilaçla uyutularak yapılan endoskopi gibi yöntemler kullanılabilir. Cerrahinin başarısı kişiye ve daralmanın yerine göre değişir; ameliyat öncesi uyku testi yapılması, gözden kaçmış uyku apnesinin ameliyattan sonra da sürmesini önlemek için önemlidir.
Çocuklarda ve gebelikte horlama
Çocuklarda düzenli horlama normal kabul edilmez ve değerlendirilmelidir; en sık neden büyük bademcik ve geniz eti olup, değerlendirme çocuk sağlığı ve KBB uzmanlarınca yapılır.
Horlayan çocuklarda uykuda nefes durması, ağızdan nefes alma, huzursuz uyku, gündüz dikkat dağınıklığı ve büyüme geriliği görülebilir. Gebelikte ise artan kilo ve burun tıkanıklığı nedeniyle horlama sıklaşabilir; gebelikte yeni başlayan horlama, tansiyon yüksekliğiyle birlikteyse kadın doğum uzmanına bildirilmelidir. Ankara'da horlama nedeniyle başvuran yetişkinlerde, çocuklar veya gebelik söz konusuysa ilgili branşlarla iş birliği yapılır.
Horlama için tanı ve tedavi
Muayenenin ardından size uygun olanları birlikte planlıyoruz.
Günlük yaşamda yapabilecekleriniz
- Fazla kiloları vermek
- Yatmadan önceki saatlerde alkol ve uyku ilaçlarından kaçınmak
- Sırtüstü yerine yan yatmayı tercih etmek
- Sigarayı bırakmak
- Burun tıkanıklığı varsa nedenini tedavi ettirmek
- Düzenli uyku saatleri ve yeterli uyku süresi
- Uykululuk varsa araç kullanmamak
Tanıda kullanılan yöntemler
- Ayrıntılı uyku öyküsü (mümkünse eşle birlikte)
- Gündüz uykululuk ölçeği (Epworth) ve STOP-Bang gibi tarama anketleri
- Vücut kitle indeksi, boyun çevresi, tansiyon ölçümü
- Burun, ağız içi ve boğaz muayenesi
- Uyku apnesi şüphesinde polisomnografi (uyku laboratuvarında) veya seçilmiş hastalarda evde uyku testi
- KBB muayenesi ve gerekirse endoskopik değerlendirme
Horlama hakkında sık sorulan sorular
Horlama neden olur?
Her horlayan kişide uyku apnesi var mı?
Horlama için hangi doktora gidilmeli?
Horlama kesin olarak nasıl geçer?
Horlama ameliyatı işe yarar mı?
Horlama apareyi nedir, kimlere uygundur?
Horlama kalbe zarar verir mi?
Kadınlarda horlama neden artar?
Horlama için evde uyku testi yeterli mi?
Kilo vermek horlamayı azaltır mı?
Ankara'da horlama ve uyku apnesi için nereye başvurabilirim?
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene, tanı ve tedavinin yerini tutmaz. Ani ve şiddetli nefes darlığı, göğüs ağrısı, dudaklarda morarma, bol kanlı balgam veya bilinç bulanıklığında 112’yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.


