İçeriğe geç

Göğüs Hastalıkları ve Kardiyoloji İş Birliği · Ankara

Pulmoner Hipertansiyon (Akciğer Tansiyonu): Tanı ve Tedavi

Kısa cevap

Pulmoner hipertansiyon, akciğer atardamarlarındaki basıncın yükselmesi ve bunun sonucunda kalbin sağ tarafının zorlanmasıdır. Ekokardiyografi şüpheyi ortaya koyar; kesin tanı sağ kalp kateterizasyonuyla konur. Tedavi altta yatan nedene göre belirlenir ve kardiyolojiyle birlikte planlanır. Ben, Uzm. Dr. Zarife Açıkgöz, Ankara Çankaya'daki Acıbadem Bayındır Kavaklıdere Hastanesi'nde akciğer kökenli nedenlerin araştırılması ve izlem sürecinde yol gösteriyorum.

Sık görülen belirtiler

  • Eforla artan nefes darlığı (en sık ilk belirti)
  • Çabuk yorulma ve halsizlik
  • Eforla gelen baş dönmesi veya bayılma
  • Eforla göğüs ağrısı veya baskı
  • Çarpıntı
  • Ayak bileklerinde ve bacaklarda şişlik
  • Karında şişkinlik, iştahsızlık
  • Dudaklarda morarma (ileri evrede)

Hemen doktora / 112’ye başvurun

  • Eforla bayılma veya bayılacak gibi olma
  • Dinlenirken nefes darlığı
  • Göğüs ağrısı
  • Hızla artan bacak ve karın şişliği, kısa sürede kilo artışı
  • Kanlı balgam
  • Dudaklarda morarma
  • Bayılma, şiddetli göğüs ağrısı veya ağır nefes darlığında 112 aranmalıdır

Pulmoner hipertansiyon (akciğer tansiyonu) nedir?

Pulmoner hipertansiyon, kalbin sağ tarafından akciğerlere kan taşıyan atardamarlardaki basıncın normalin üzerine çıkmasıdır. Halk arasında “akciğer tansiyonu” denir; ancak koldan ölçülen tansiyonla ilgisi yoktur.

Güncel Avrupa Kardiyoloji Derneği ve Avrupa Solunum Derneği (ESC/ERS 2022) kılavuzuna göre pulmoner hipertansiyon, sağ kalp kateterizasyonuyla istirahatte ölçülen ortalama pulmoner arter basıncının 20 mmHg'nin üzerinde olmasıyla tanımlanır. Basınç yükseldikçe sağ karıncık bu dirence karşı kan pompalamak için zorlanır, zamanla genişler ve yetersizleşebilir.

Pulmoner hipertansiyon tek bir hastalık değildir; kalp, akciğer, damar ve sistemik hastalıkların ortak sonucu olabilen bir durumdur. Bu nedenle doğru tedavi, hangi gruba ait olduğunun belirlenmesine bağlıdır.

Pulmoner hipertansiyon belirtileri nelerdir?

En sık ve en erken belirti eforla artan nefes darlığıdır; buna çabuk yorulma, eforla göğüs ağrısı, baş dönmesi ve bayılma eşlik edebilir. Belirtiler özgül olmadığı için tanı sıklıkla gecikir.

Kişi önce merdiven çıkarken nefes nefese kalmayı kondisyon kaybına veya yaşa bağlayabilir. Sağ kalp zorlandıkça ayak bileklerinde şişlik, karında şişkinlik ve iştahsızlık gelişir. Eforla bayılma, sağ kalbin artan ihtiyaca yanıt veremediğini gösteren önemli bir uyarı işaretidir ve acil değerlendirme gerektirir.

Açıklanamayan nefes darlığı olan, özellikle skleroderma gibi bağ dokusu hastalığı, geçirilmiş pıhtı veya ailede pulmoner hipertansiyon öyküsü bulunan kişilerde bu tanı mutlaka akla getirilmelidir.

Pulmoner hipertansiyonun nedenleri ve grupları nelerdir?

Pulmoner hipertansiyon, nedenlerine göre beş grupta sınıflandırılır. En sık görülenler sol kalp hastalıklarına (Grup 2) ve akciğer hastalıklarına (Grup 3) bağlı olanlardır; pulmoner arteriyel hipertansiyon (Grup 1) ise daha nadirdir ancak özel tedavi gerektirir.

  • Grup 1: Pulmoner arteriyel hipertansiyon (PAH) – akciğer atardamarlarının kendisinin hastalığı
  • Grup 2: Sol kalp hastalıklarına bağlı – kalp yetmezliği ve kapak hastalıkları
  • Grup 3: Akciğer hastalıkları ve oksijen düşüklüğüne bağlı – KOAH, fibrozis, uyku apnesi ve hipoventilasyon
  • Grup 4: Kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon (KTEPH) – çözülmemiş eski pıhtılar
  • Grup 5: Mekanizması belirsiz veya çok etkenli nedenler

Akciğer kökenli pulmoner hipertansiyon

KOAH, akciğer fibrozisi ve ağır uyku apnesi gibi hastalıklarda uzun süreli oksijen düşüklüğü akciğer damarlarını daraltır. Bu grupta tedavinin temeli altta yatan akciğer hastalığının ve oksijen düşüklüğünün düzeltilmesidir; göğüs hastalıkları uzmanının rolü bu nedenle merkezidir.

Pulmoner hipertansiyon nasıl teşhis edilir?

Tanı süreci ekokardiyografiyle başlar, nedenin araştırılmasıyla devam eder ve sağ kalp kateterizasyonuyla kesinleşir. Ekokardiyografi pulmoner hipertansiyonun olasılığını gösterir ancak tek başına kesin tanı koydurmaz.

Ekokardiyografide triküspit kapaktan geri kaçan kanın hızı ve sağ kalp boşluklarının boyutu gibi bulgulardan akciğer basıncı tahmin edilir; bu tahmin bazı hastalarda gerçek değerden yüksek veya düşük çıkabilir. Bu nedenle “ekoda akciğer basıncı yüksek” sonucu, ayrıntılı değerlendirme için bir başlangıç noktasıdır.

Nedeni bulmak için solunum fonksiyon testi ve difüzyon testi, toraks tomografisi, kan gazı, gece oksijen takibi veya uyku testi ve kan tetkikleri yapılır. Kronik pıhtı (KTEPH) taramasında ventilasyon-perfüzyon sintigrafisi önerilen yöntemdir; normal bir sintigrafi KTEPH'i büyük ölçüde dışlar. Daha önce pulmoner emboli geçirip tedaviye rağmen nefes darlığı süren kişilerde bu tarama özellikle önemlidir.

Sağ kalp kateterizasyonu neden gereklidir?

Sağ kalp kateterizasyonu, pulmoner hipertansiyonun kesin tanısını koyan ve tipini belirleyen tek yöntemdir. Akciğer atardamar basıncı, kama basıncı (sol kalbe ait basıncın göstergesi) ve akciğer damar direnci doğrudan ölçülür.

Bu ölçümler, sorunun akciğer damarlarında mı (prekapiller) yoksa sol kalpte mi (postkapiller) olduğunu ayırt eder. Pulmoner arteriyel hipertansiyon tanısı için ortalama basıncın 20 mmHg'nin üzerinde, kama basıncının 15 mmHg veya altında ve damar direncinin 2 Wood biriminin üzerinde olması gerekir. Özel ilaç tedavisi başlanmadan önce kateterizasyonla tanının doğrulanması kılavuzların önerisidir.

İdiyopatik pulmoner arteriyel hipertansiyonda işlem sırasında damar genişletici yanıt testi (vazoreaktivite testi) yapılır; yanıt veren az sayıdaki hasta, yüksek doz kalsiyum kanal blokerlerinden fayda görebilir. Kateterizasyon, kardiyoloji tarafından ve deneyimli merkezlerde uygulanır.

Pulmoner hipertansiyon nasıl tedavi edilir?

Tedavi, pulmoner hipertansiyonun grubuna göre belirlenir: sol kalp hastalığında kalp tedavisi, akciğer hastalığında akciğer hastalığının tedavisi ve oksijen, pulmoner arteriyel hipertansiyonda ise özel damar genişletici ilaçlar ön plandadır.

Pulmoner arteriyel hipertansiyonda endotelin reseptör antagonistleri, fosfodiesteraz-5 inhibitörleri, çözünebilir guanilat siklaz uyarıcıları ve prostasiklin yolağına etki eden ilaçlar tek başına veya birlikte kullanılır. Bu tedaviler, pulmoner hipertansiyon konusunda deneyimli merkezlerde, kardiyoloji ve göğüs hastalıkları iş birliğiyle planlanır ve izlenir.

Kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyonda ömür boyu kan sulandırıcı tedavi temeldir; uygun hastalarda cerrahi pıhtı temizleme (pulmoner endarterektomi) veya balon anjiyoplasti uygulanabilir. Tüm gruplarda oksijen düşüklüğü varsa evde oksijen tedavisi, ödem varsa idrar söktürücüler, aşılar ve denetimli egzersiz programı tedavinin parçalarıdır.

Göğüs hastalıkları ve kardiyoloji neden birlikte çalışır?

Pulmoner hipertansiyon kalp ile akciğerin kesiştiği bir alan olduğundan, tanı ve tedavinin göğüs hastalıkları ve kardiyolojinin ortak değerlendirmesiyle yürütülmesi önerilir.

Kardiyoloji ekokardiyografi, sağ kalp kateterizasyonu ve kalp kaynaklı nedenlerin tedavisini üstlenir. Ben ise göğüs hastalıkları uzmanı olarak solunum fonksiyon testleri, akciğer görüntülemesi, uyku ile ilişkili solunum bozuklukları, oksijen ihtiyacı ve pıhtı araştırması gibi akciğer kaynaklı nedenleri değerlendiriyorum. Pulmoner arteriyel hipertansiyon ve KTEPH gibi özel tedavi gerektiren durumlarda hastamı bu konuda deneyimli bir pulmoner hipertansiyon merkezine yönlendiriyorum. Pulmoner emboli ve solunum yetmezliği ilgi alanlarım arasında yer alıyor.

Pulmoner hipertansiyonla yaşam: nelere dikkat edilmeli?

Pulmoner hipertansiyonu olan kişiler düzenli tedavi ve izlemle günlük yaşamlarını sürdürebilir; dikkat edilmesi gereken başlıca konular efor düzeyi, gebelik, yolculuk ve enfeksiyonlardan korunmadır.

Ağır efor ve ağır kaldırma bayılmaya yol açabileceği için kaçınılmalı, buna karşılık hekimin önerdiği hafif ve düzenli egzersiz sürdürülmelidir. Pulmoner arteriyel hipertansiyonda gebelik anne için yüksek risk taşıdığından, gebelik planı ve doğum kontrol yöntemi hekimle konuşulmalıdır. Uçak yolculuğu ve yüksek rakım öncesi oksijen ihtiyacı değerlendirilmelidir. Ankara'nın rakımı da göz önüne alınarak, oksijen düzeyi sınırda olan hastalarda ölçümler düzenli takip edilir.

Pulmoner Hipertansiyon için tanı ve tedavi

Muayenenin ardından size uygun olanları birlikte planlıyoruz.

Günlük yaşamda yapabilecekleriniz

  • İlaçları düzenli kullanmak, kendi başına bırakmamak
  • Hekimin önerdiği tuz ve sıvı kısıtlamasına uymak, her gün tartılmak
  • Bayılmaya yol açabilecek ağır efor ve ağır kaldırmadan kaçınmak; hekim önerisiyle hafif ve düzenli egzersiz
  • Grip, zatürre ve diğer önerilen aşıları yaptırmak
  • Gebelik planlamadan önce mutlaka hekimle görüşmek
  • Yüksek rakım ve uçak yolculuğu öncesi oksijen ihtiyacını hekime danışmak

Tanıda kullanılan yöntemler

  • Ekokardiyografi: pulmoner hipertansiyon olasılığının değerlendirilmesi
  • Sağ kalp kateterizasyonu: kesin tanı ve tiplendirme
  • Solunum fonksiyon testi ve difüzyon testi (DLCO)
  • Ventilasyon-perfüzyon (V/Q) sintigrafisi: kronik pıhtı taraması
  • Yüksek çözünürlüklü toraks BT ve BT anjiyografi
  • Arter kan gazı, gece oksijen takibi veya uyku testi
  • Kan tetkikleri (NT-proBNP, otoimmün testler, karaciğer, HIV)
  • Altı dakika yürüme testi

Pulmoner Hipertansiyon hakkında sık sorulan sorular

Pulmoner hipertansiyon nedir?

Pulmoner hipertansiyon, kalbin sağ tarafından akciğerlere kan taşıyan atardamarlardaki basıncın yükselmesidir. Güncel kılavuzlara göre sağ kalp kateterizasyonuyla istirahatte ölçülen ortalama pulmoner arter basıncının 20 mmHg'nin üzerinde olmasıyla tanımlanır. Kalp yetmezliği, akciğer hastalıkları, eski pıhtılar ve akciğer damarlarının kendi hastalıkları başlıca nedenlerdir.

Ekoda akciğer basıncı yüksek çıktı, ne yapmalıyım?

Ekokardiyografideki akciğer basıncı bir tahmindir ve tek başına kesin tanı değildir. Sonucun klinik bulgularla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Kardiyoloji ve göğüs hastalıkları değerlendirmesinde kalp kapakları, akciğer hastalıkları, uyku apnesi ve eski pıhtılar araştırılır. Olasılık yüksekse ve tedaviyi değiştirecekse kesin tanı için sağ kalp kateterizasyonu planlanır.

Sağ kalp kateterizasyonu neden yapılır?

Sağ kalp kateterizasyonu, pulmoner hipertansiyonun kesin tanısını koyan ve sorunun akciğer damarlarında mı yoksa sol kalpte mi olduğunu ayırt eden yöntemdir. Akciğer atardamar basıncı, kama basıncı ve damar direnci doğrudan ölçülür. Pulmoner arteriyel hipertansiyonda özel ilaçlar başlanmadan önce kılavuzlar bu işlemle tanının doğrulanmasını önerir.

Akciğer tansiyonu belirtileri nelerdir?

En sık belirti eforla artan nefes darlığıdır. Çabuk yorulma, eforla göğüs ağrısı, baş dönmesi, çarpıntı ve bayılma da görülebilir. Hastalık ilerledikçe bacaklarda ve karında şişlik gelişir. Belirtiler özgül olmadığı için sıklıkla yaşa veya kondisyon kaybına bağlanır; eforla bayılma acil değerlendirme gerektiren bir uyarı işaretidir.

Pulmoner hipertansiyon tedavi edilebilir mi?

Pulmoner hipertansiyonun tedavisi nedene göre değişir. Sol kalp veya akciğer hastalığına bağlı olanlarda altta yatan hastalığın tedavisiyle basınç azalabilir. Kronik tromboembolik tipte uygun hastalarda cerrahi pıhtı temizleme ile belirgin düzelme sağlanabilir. Pulmoner arteriyel hipertansiyonda özel ilaçlar belirtileri ve egzersiz kapasitesini iyileştirir ve hastalığın seyrini yavaşlatır.

KOAH akciğer tansiyonuna yol açar mı?

Evet, ileri evre KOAH'ta uzun süreli oksijen düşüklüğü akciğer damarlarını daraltarak pulmoner hipertansiyona yol açabilir. Bu durum genellikle hafif-orta düzeydedir. Tedavinin temeli KOAH tedavisinin optimize edilmesi, sigaranın bırakılması ve kriterleri karşılayan hastalarda uzun süreli oksijen tedavisidir. Basınç orantısız yüksekse deneyimli bir merkezde ileri değerlendirme gerekir.

Uyku apnesi akciğer tansiyonu yapar mı?

Ağır uyku apnesi, özellikle gündüz de oksijen düşüklüğüne yol açan obezite hipoventilasyon sendromuyla birlikte olduğunda, pulmoner hipertansiyona katkıda bulunabilir. Bu nedenle pulmoner hipertansiyon araştırmasında horlama, tanıklı solunum durması ve gündüz uykululuk sorgulanır; gerekirse uyku testi yapılır. Uyku apnesinin tedavisi oksijen düşüklüğünü azaltarak faydalı olabilir.

Pıhtı sonrası pulmoner hipertansiyon gelişir mi?

Evet, akciğer pıhtısı geçiren az sayıda kişide pıhtılar tam çözülmez ve kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon (KTEPH) gelişebilir. Tedaviden üç ay sonra hâlâ nefes darlığı olan kişilerde ekokardiyografi ve ventilasyon-perfüzyon sintigrafisiyle tarama önerilir. KTEPH, pulmoner hipertansiyonun cerrahi veya girişimsel yöntemlerle belirgin şekilde düzelebilen bir türüdür.

Pulmoner hipertansiyonu olan biri spor yapabilir mi?

Evet, hekimin önerdiği hafif ve düzenli egzersiz, pulmoner hipertansiyonlu hastalarda egzersiz kapasitesini ve yaşam kalitesini artırabilir; denetimli rehabilitasyon programları bu açıdan faydalıdır. Ancak ağır kaldırma, ani ve yoğun efor ve nefesi tutarak yapılan zorlamalardan kaçınılmalıdır. Egzersiz sırasında baş dönmesi, göğüs ağrısı veya bayılma hissi olursa durulmalıdır.

Pulmoner hipertansiyonda gebelik riskli mi?

Evet, özellikle pulmoner arteriyel hipertansiyonda gebelik, gebelik sırasında artan kan hacmi ve kalp yükü nedeniyle anne için yüksek risk taşır. Bu nedenle bu hastalara genellikle gebelikten kaçınmaları ve güvenilir bir doğum kontrol yöntemi kullanmaları önerilir. Bazı ilaçlar bebek için de zararlıdır. Gebelik düşünülüyorsa önceden hekimle ayrıntılı görüşülmelidir.

Ankara'da pulmoner hipertansiyon için hangi doktora gidilir?

Pulmoner hipertansiyon kardiyoloji ve göğüs hastalıklarının birlikte değerlendirdiği bir durumdur. Akciğer kaynaklı nedenlerin araştırılması için bana, Çankaya'da Atatürk Bulvarı No:201'deki Acıbadem Bayındır Kavaklıdere Hastanesi'nde başvurabilirsiniz. Özel tedavi gerektiren durumlarda sizi deneyimli bir pulmoner hipertansiyon merkezine yönlendiriyorum. Muayene için randevunuzu hastanenin online sisteminden veya Doktortakvimi'nden oluşturabilirsiniz.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene, tanı ve tedavinin yerini tutmaz. Ani ve şiddetli nefes darlığı, göğüs ağrısı, dudaklarda morarma, bol kanlı balgam veya bilinç bulanıklığında 112’yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.

İlgili hastalıklar

Pulmoner Emboli

Pulmoner emboli, çoğunlukla bacak toplardamarlarında oluşan bir pıhtının kopup akciğer atardamarlarını tıkamasıdır ve acil tedavi gerektiren, hayatı tehdit edebilen bir durumdur. Ani nefes darlığı, nefes alırken göğüs ağrısı, çarpıntı veya bayılma varsa hemen 112 aranmalıdır. Tanı genellikle BT anjiyografiyle konur. Ben, Uzm. Dr. Zarife Açıkgöz, Ankara Çankaya'daki Acıbadem Bayındır Kavaklıdere Hastanesi'nde emboli sonrası tedavi ve takibi yürütüyorum.

Ayrıntılı bilgi

KOAH

KOAH, hava yollarının kalıcı olarak daraldığı ve çoğunlukla sigaraya bağlı gelişen, ilerleyici bir akciğer hastalığıdır. Tanı, bronş açıcı ilaç sonrası spirometride FEV1/FVC oranının 0,70'in altında bulunmasıyla konur. Ben, Uzm. Dr. Zarife Açıkgöz, Ankara Çankaya'daki Acıbadem Bayındır Kavaklıdere Hastanesi'nde KOAH'ı GOLD önerileri doğrultusunda inhaler tedavi, sigara bırakma, aşılama ve pulmoner rehabilitasyonla yönetiyorum.

Ayrıntılı bilgi

Akciğer Fibrozisi ve İnterstisyel Akciğer Hastalıkları

Akciğer fibrozisi, akciğerin hava kesecikleri arasındaki dokunun kalınlaşıp sertleşmesiyle oksijen geçişinin azaldığı bir hastalık grubudur ve interstisyel akciğer hastalıkları (İAH) içinde yer alır. Tanıda yüksek çözünürlüklü tomografi ve solunum testleri temeldir. Ben, Uzm. Dr. Zarife Açıkgöz, uzmanlık tezimi İAH'ta akciğer ultrasonu ve elastografi üzerine yaptım; Ankara Çankaya'daki Acıbadem Bayındır Kavaklıdere Hastanesi'nde bu hastaları değerlendiriyorum.

Ayrıntılı bilgi

Uyku Apnesi

Uyku apnesi, uyku sırasında üst solunum yolunun tekrar tekrar daralıp kapanmasıyla nefesin en az 10 saniye durduğu ya da azaldığı bir hastalıktır. Horlama, tanıklı nefes durması ve gündüz uykululuk tipik belirtilerdir. Tanı uyku testiyle konur. Ben, Uzm. Dr. Zarife Açıkgöz, uyku bozuklukları ve polisomnografi sertifikamla Ankara Çankaya'daki Acıbadem Bayındır Kavaklıdere Hastanesi'nde uyku apnesi tanı ve takibi yapıyorum.

Ayrıntılı bilgi

Solunum Yetmezliği

Solunum yetmezliği, akciğerlerin kana yeterli oksijen veremediği ya da karbondioksiti yeterince atamadığı durumdur. Zatürre veya KOAH alevlenmesiyle aniden gelişebilir ya da yıllar içinde yerleşebilir. Ani ve ağır nefes darlığı, morarma ve bilinç bulanıklığında hemen 112 aranmalıdır. Ben, Uzm. Dr. Zarife Açıkgöz, Ankara Çankaya'daki Acıbadem Bayındır Kavaklıdere Hastanesi'nde kronik solunum yetmezliğinde nedenin araştırılmasını, evde oksijen ve solunum cihazı tedavisinin planlanmasını yürütüyorum.

Ayrıntılı bilgi

Sarkoidoz

Sarkoidoz, nedeni tam bilinmeyen, vücutta granülom adı verilen küçük iltihap odaklarının oluştuğu ve en sık akciğerleri ile göğüs içindeki lenf bezlerini tutan bir hastalıktır. Bulaşıcı değildir, kanser değildir ve hastaların önemli bir kısmında kendiliğinden geriler. Ben, Uzm. Dr. Zarife Açıkgöz, Ankara Çankaya'daki Acıbadem Bayındır Kavaklıdere Hastanesi'nde tanı, organ taraması ve tedavi gerekip gerekmediğine dair değerlendirmeyi yürütüyorum.

Ayrıntılı bilgi